Erdoğan, Fransa’yı dize getirdi

2014-01-28 11:30:00

2012’deki “Ermeni Yasası” krizinde Fransa Cumhurbaşkanı  Sarkozy, Başbakan Erdoğan’ın telefonlarına çıkmıyordu. Bugün, Hollande kalabalık bir heyetle Türkiye’nin kapısında… Bu, Fransa’ya rest çeken Başbakan Erdoğan’ın kararlı tutumunun neticesidir. … Hatırlarsanız, 2011 Aralık’ında Türkiye ile Fransa arasında ipler kopma noktasına gelmişti. Sebep, Fransa Meclisi’indeki, “Ermeni soykırımı yoktur” diyene cezai müeyyide getiren yasa tasarısıydı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu tasarının geri çekilmesi için çok uğraştı. Fransa Cumhurbaşkanı  Nicolas Sarkozy’ye yazdığı mektutpta “ilişkiler zarar görür” dedi, yasa geçerse Türkiye’nin Fransa’ya yaptırım uygulayacağını ifade etti. Erdoğan Fransa’ya rest çetkti, “One minute” dedi. Başbakan Erdoğan’ın telefonlarını bile çıkmayan kibir âbidesi Sarkozy, Türkiye’nın restini gördü ve yasa Fransız Meclisi’nden geçti. Başbakan Erdoğan ise daha tasarı görüşülürken AK Parti Genel Merkezinde topladığı kurmaylarıyla (MYK), Fransa’ya karşı bir dizi yaptırım kararı aldı. İki etapda uygulanacak kararlar şöyleydi: -  Uluslararası bütün hukuki yollar aranacak. -  Yaptırımlar geçici değil kalıcı olacak -  İlk kararda kısa bir süreliğine geri çekilen Türkiye’nin Fransa Büyükelçisi’nin bu defa kalıcı olarak daha uzun süre geri çekilmesi. -  İsrail’e olduğu gibi diplomatik ilişkilerin en az seviyeye indirilmesi. -  Kamu ihalelerine Fransız firmalarının kesinlikle alınmaması. -  Türkiye’nin Fransa’daki askeri ateşesinin geri çekilmesi. Fransa&rsquo... Devamı

SEFA KOYUNCU KİMDİR?

2011-04-04 08:15:00

Sefa Koyuncu (Gazeteci-Yazar)                 1950 yılında Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Aşağıçiğil kasabasında doğdu. Konya Karatay Lisesi ve Ankara M. Rüştü Uzel Kimya Meslek okulunu bitirdi. Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Eğitim Fakültesinden pedagojik formasyon aldı. Askerliğini, Tekirdağ-Çorlu'da yaptı (1972).   Etibank Seydişehir Alüminyum Tesisleri Araştırma Laboratuvarlarında laborant ve teknisyen olarak çalıştı.   Gazeteciliğe 1976’da, Türkiye gazetesi Seydişehir temsilcisi ve muhâbiri olarak başladı. Bölgede uzun yıllar aktif gazetecilik ve Seydişehir Postası’nda yaklaşık sekiz yıl başyazarlık yapdı. Seydişehir Haber gazetesi ile Hilâl dergisinde yazdı. Bu yıllarda şiirleri, İstanbul merkezli “Türkiye’de ve dünyâda Sabah” gazetesinde yayınlandı. Türkiye gazetesinin haftalık eki Türkiye Pazar’da, “Pazar Muhabbeti” sütûn başlığıyla yazılar kaleme aldı (1992). Seydişehir Televizyonunda (SEY TV), programlar hazırladı ve sundu. İki dönem Seydişehir Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı yapdı. Çeşitli ödüller aldı.   1995’de taşındığı Konya’da yapdığı haber ve röportajların Türkiye gazetesinde yayınlanmasının yanı sıra, bölge gazetesi Yeni Meram ile 7. Gün ve Heybe dergilerinde yazdı.   2000 yılı sonlarında kültür ve san’atın başkenti İstanbul’a yerleşdi. Babıâli Kültür Yayıncılığında (BKY) editörlük ve yayın yönetmenliği yapdı. Makâleleri, Biyografi Analiz dergisinde yer aldı. Mavi Yeşil edebiyât dergisine verdiği bir mülâkât, derginin Mart-Nisan 2013 sayısında yayınlandı.... Devamı

BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRK BULUŞU / Sefa KOYUNCU

2011-02-04 13:49:00

Özal-Demirel, Ecevit-Sezer benzeri cumhurbaşkanı- başbakan çekişmelerinden bunalan Türk halkı, 2007 yılında yapılan referandumda cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesine ezici bir çoğunlukla ‘evet’ (yüzde 69) diyerek, başkanlık sistemine geçilmesi isteğini ortaya koymuştur. 2007 referandumunda cumhurbaşkanını doğrudan halkın seçmesine ‘evet’ denilmesiyle, parlamenter sistemden kısmen uzaklaşılarak, başkanlık sistemine büyük bir adım atılmıştır.   BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRK BULUŞU Başbakan Erdoğan’ın tartışmaya açtığı sistemi ilk defa Hun Türkleri’nin kullandığı ortaya çıktı. >SEFA KOYUNCU Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Başkanlık tartışılmalı. Amerika bunu uyguluyorsa; başkanlık nedir, ne değildir, yarı başkanlık nasıl bir şeydir? Halkım bunu bilmeli” sözleriyle gündeme gelen ‘başkanlık sistemi’ni mercek altına aldık. “ABD’de 222 yıldır başarıyla uygulanan başkanlık sistemi, bizde de uygulanabilir mi?” sorusunun cevabını aradık. Merhum Turgut Özal, daha sonra da Süleyman Demirel tarafından gündeme getirilen başkanlık sistemiyle ilgili tartışmalara farklı bir boyut getiren, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez,”Başkanlık sistemini ilk kez Türkler uyguladı” dedi. Eğilmez, “Şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki; başkanlık sistemi Türklerin çok da yabancı olduğu bir sistem değildir. Başkanlık sisteminin bugün dünyada uygulanan şekline yakın, bir devlet yönetim tarzını ilk uygulayan devlet, M.Ö. III. Yüzyılda kurulan Asya Hun Devleti oldu, bu gelenek sonraki Türk devletlerinde de aynen devam etti” açıklamasını yaptı. ABD, OSMANLI’DAN ALDI At... Devamı

ÜÇÜNCÜ YENİ MANİFESTO / Sefa KOYUNCU

2010-12-12 22:39:00

Serbest şiir «serbest»ten başka her şey olduğuna göre, başka bir ad altında savunulması (şairane-şiirce gibi) daha yerindedir. Birçok serbest nazım yazarının böyle yenilikler getirdiğini ve materyallerini seçme ve ele alma yolunda yaptıkları yeniliklerin -kendi zihinlerinde değilse bile okurlarınınkinde- şekilde yenilikle karıştığını biliyorum. Serbest şiir gerçek bir şiir şekli olsaydı olumlu bir tanımlaması yapılırdı. Oysa ben bunu ancak olumsuz kelimelerle tanımlayabiliyorum: (l) kalıp yokluğu, (2) kafiye yokluğu, (3) ölçü yokluğu. (T.S. Eliot ÜÇÜNCÜ YENİ MANİFESTO Üçüncü Yeni’nin temel esaslarını, 3 maddede şöyle özetleyebiliriz: 1-Şiirler; ölçülü kafiyeli, anlamlı ve biçimli metinlerdir. 2-Türkçe nesir cümlesi kurallıdır. 3-Vezni olmayan her yazı, nesirdir. Şimdi, 3. Yeni’nin bu 3 temel esâsını sırasıyla biraz daha açalım: 1-Türk edebiyatında şiir, ölçülü kafiyeli yazılır/söylenir (hece-aruz). Serbest metinlere şiir adı verilmesi, kesinlikle (ve özellikle Millî Eğitim ders kitapları ile edebiyat fakültelerinde) düzeltilmesi gereken tarihî bir yanlıştır. Halit Ziya Uşaklıgil’in serbeste ‘mensur şiir’ demesi yanlıştır, absürddür. Çünkü vezni olmayan her yazı esâs itibariyle nesirdir. Şiiri nesirden ayıran temel unsur vezin, yani; ölçüdür. Vezinsiz metin, istediği kadar sanatlı, duygulu, anlamlı ve akıcı olsun, nesir oğlu nesirdir! Düz metinlerin ‘şiir’ olarak adlandırılması, edebiyat ilmine aykırıdır! Ölçülü kafiyeli hakîki şiiri yok etmeye yönelik, kasıtlı bir davranıştır. Osmanlı edebiyatında benzer metinler, süslü nesir, mensûre, secili nesir, şâiran... Devamı

CHP'nin unutulmaz burs kazığı! - Sefa Koyuncu

2010-08-20 00:36:00

İğnelik Kibrit kutusu: (Tarafsızlık, ikiyüzlülüğün maskesi...) CHP’NİN UNUTULMAZ BURS KAZIĞI! Şimdi sıkı durun! Dünyanın neresinde, adında ‘halk’ kelimesi geçen bir siyasi parti, belediyelerin öğrencilere verdiği bursu (para yardımı) iptal ettirmek için Anayasa Mahkemesine dava açar? Cevabı düşünedurun... Sen fakirlik nedir, bilir misin? Ben çoluk çocuğumla kışın aç bîilaç soğukta tir tir titrerken, birkaç torba un, kömür verene; üniversitedeki evlâdıma harçlık gönderemezken, birkaç lira yardım yapana -kim olursa olsun- Allah razı olsun derim! Yardımsever kişi, kurum veya kuruluşun; siyaset, ticaret, gösteriş niyeti olsa bile; bu fakiri hiç mi hiç ilgilendirmez! Şimdi, meydanlarda ‘halkçılık edebiyatı’ yaparak, rızkını kestirdiği ‘yoksul halk’tan, utanmadan oy isteyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na soruyorum: “-Öğrenci burslarını iptal ettirdiğin dava dilekçesine ‘ıslak imza’ koyarken, vicdânın hiç titremedi mi?” HALKIN YÜZ KARASI CHP’li vekillerin, 3 Mart 2004’de yaptığı şikâyet üzerine Anayasa Mahkemesi, belediyelerin üniversite öğrencilerine burs vermesini yasakladı (10 Mart 2009). Türkiye genelinde yaklaşık 300 bin öğrenciyi harçlıksız bırakmakla CHP; bu öğrencilerin (şehid, emekli, dul, yetim) ailelerini de perişan etti! Doğu ve Güneydoğu’daki fakir ailelerin, (sosyal yardımla) beyaz eşya sâhibi olmasını da çok gördü... Eeee! En başta sormuştum ya! Cevap lütfen... “-Sizce, CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu, ‘halk’ dostu mu?” Sefa Koyuncu-Türkiye, 13 Temmuz 2010 Salı sefa.koyuncu@tg.com.tr   http://www.turkiye... Devamı

'Üçüncü Yeni' Şiir Anketi'ne katılın...

2010-02-18 12:52:00

  BEN DE 'ÜÇÜNCÜ YENİ'DEYİM!.. Yazan Üçüncü Yeni    Pazartesi, 15 Şubat 2010 'ÜÇÜNCÜ YENİ' KAÇ KİŞİYİZ?            ('Üçüncü Yeni' Şiir Anketi)   "Ben de Üçüncü Yeni’deyim" diyen, parmak kaldırsın! (Şaka şaka... Yani, bu yazının sonuna ismini ve düşüncelerini yazsın. Kısaca kendini tanıtsın...) Değerli dostlar; 2006 senesinin başlarında, ‘Üçüncü Yeni’ adıyla internette bir çalışma başlattık.       Öncelikli gâyemiz, ölçülü şiiri (hece-aruz) ön plana çıkarmak; vezinli kafiyeli şiir yazan şâirlerle bu tür şiiri seven dostları bir araya getirerek, güçlü bir edebiyat akımı oluşturmak. 2006 yılından bu yana çok mesafe aldık. Google’da gruplar kurduk: http://sites.google.com/site/3yenigruplari/   Haydi Üçüncü Yeni!   Şiirlere musallat, 'Garip' bir hastalık var. Dinleyen olur berbat, okuyan sara tutar.   Korsan Hikmet'ler daldı, çaldılar mücevheri. Kuru iskelet kaldı, şiirimizden geri.   Nazım Hikmet kuyruğu, Birinci Yeni şiir, Moskova'dan buyruğu, piri Orhan Veli'dir.   İkinci Yeni kaos, ya da cinnet şiiri, 'Garip' üstüne bir sos, sanki kürar zehiri.   Ece hülyâya daldı, Sezai de... Devamı

KATSAYI KOMEDİSİ

2010-02-15 17:50:00

İNAT SAYI Bakın tekrar nasıl da, Gündemde kerrat sayı... Her gelen yeni yılda, Geçmişi arat sayı! Danıştay’da hep niçin, Dinmeyen feryât sayı... Meslek liseli için, Revâ mı berbât sayı! Vebâl senin böl yine, Topla çıkar at sayı... Bu ülkenin gencine, Katsayı inât sayı!.. HAKEM VURDU Okuyan gençlik için, Bir kırmızı hat sayı... Uğraşmaktan vazgeçin, Dayatmayın kat sayı! Bomba ihbârı gibi, Kesiyor sür’at sayı... Utanç duvarı gibi, Soğuk bir surat sayı! Gönder topu kaleye, Sol açıktan at sayı... Savunmasız fileye, Hakem vurdu pat sayı!.. SAKAT SAYI Gençlerde okuyacak, Bırakmaz tâkat sayı... Vicdân yok mu duyacak, Bumerang dikkat sayı! Yelpazenin solunda, Tellâlda mezat sayı... Yüksek tahsil yolunda, Kuyruğu uzat sayı! Memleket gelişecek, Bırakmaz fakat sayı... Acı olsa da gerçek, Kat sayı sakat sayı!. TOKAT SAYI Üniversite yolu, Kimine galat sayı... Kiminin bağlı kolu, Düğümlü halat sayı! Demeyin vakit erken, Salondadır çat sayı... İmtihâna girerken, Mahkemede mat sayı! Bitmeyen yanlı zulüm, Kırık bir kanat sayı... Komedyada son bölüm, Katsayı tokat sayı!.. Sefa Koyuncu   ... Devamı

Savaş Suçu

2009-01-26 15:14:00

SAVAŞ SUÇUSavaş suçu makâmı,Nâçizâne duyurum...Kesmelisin ahkâmı,Gazze’de feci durum!Bu tâlihsiz insanlar,Yaşadı büyük acı...Şehîd edildi canlar,Ağır ceza ilâcı!İsrail kâtil tamam,Kavgaysa iki uçlu...Hamas mamas anlamam,Bunların hepsi suçlu! SEFA KOYUNCU Kaynak:http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?ID=399283 Devamı

Pabuç Krizi

2009-01-23 03:06:00

PABUÇ KRİZİSezer-Ecevit gizi,Kitapçıklıydı lokal...Bush el Zeydî krizi,Pabuçlu ve global!Sezer Ecevit’e bir,Anayasa fırlattı...Tersine döndü devir,Piyasalar yan yattı!Bush’a Iraklı Zeydî,Pabuçlarını attı...Görülmedik hamleydi,Dünya krize battı!SEFA KOYUNCUKaynak:http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=399120 Devamı

Türk Asrı

2009-01-13 04:49:00

TÜRK ASRITürk devletleri ağır,Kuşatmanın altında...Utanç duvarı sağır,Ancak şafak yakında!Huzûra hasret dünya,Türk’le bulur dirliği...Serde bin yıllık rüya;Türk Devletler Birliği!Liderlere bir alkış,Engeli yarmak iştir...Ergenekon’dan çıkış,Türk asrına giriştir! SEFA KOYUNCUKaynak:http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=398308 Devamı